Süre 7 Gece 8 Gün
Doğu Anadolu, yalnızca bir coğrafya değil;
Medeniyetlerin, devlet aklının ve kadim yaşam kültürünün üst üste biriktiği bir hafızadır.
Bu program, klasik bir gezi değil; Doğu’yu anlamaya, hissetmeye ve yerinde okumaya yönelik özel tasarlanmış bir deneyimdir.
Bu programımızda Sivas çevresindeki Selçuklu dönemi eserlerini incelerken, Kemaliye'nin Karanlık Kanyonu'nu göreceğiz. Anadolu'nun en eski Cem Evi'ni görüp Keban Baraj Göletinin üzerinden tekne ile geçeceğiz. Tunceli ve çevresinde ki doğul güzellikleri seyrederken bölgenin kültürünü yakından tanıyacağız.
Lorent Travel'ın Alanında Uzman Rehberleri ve Profesyonel Turizm Anlayışı ile Bölgeyi Keşfetmenin Tadını Çıkarın.
8 Ekim Perşembe - 11 Ekim Pazar
Sabah erken uçuşu ile Sivas’a ulaşıyoruz. Alınan kahvaltının ardından Cumhuriyet Kenti Sivas’ı gezmeye başlıyoruz.
Anadolu Selçuklu mirasının en güçlü şekilde hissedildiği şehirlerden biri olan Sivas’ta ilk olarak, eğik minaresiyle dikkat çeken Sivas Ulu Camii’ni ziyaret ediyoruz. Devamında, Selçuklu mimarisinin anıtsal örnekleri olan Gök Medrese, Buruciye Medresesi, Çifte Minareli Medrese ve Şifahiye Medresesi’ni kapsayan Sivas Meydanı’nı bütüncül bir perspektifle geziyoruz. Bu yapılar, yalnızca mimari değil; Orta Çağ Anadolu’sunda bilim, sağlık ve eğitimin nasıl örgütlendiğini de anlatır.
Öğle yemeğinde Sivas’ın simgesi hâline gelmiş Sivas Köftesinin tadına bakıyor; Müsait olması hâlinde Sivas Kongre Binası ziyareti ile Cumhuriyet tarihimizin dönüm noktalarından birini yerinde ele alıyoruz. Ardından Cumhuriyet Meydanı’nda serbest zaman veriyoruz.
Konaklama Sivas
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından Divriği’ye hareket ediyoruz. Burada, Anadolu Selçuklu sanatının zirve noktası kabul edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nı ziyaret ediyoruz. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bu yapı; taş işçiliği, sembolizmi ve ışık–gölge oyunlarıyla yalnızca mimari değil, felsefi bir anlatı sunar.
Gezimizin ardından Fırat Havzası’nın en çarpıcı yerleşimlerinden biri olan Kemaliye (Eğin)’ye doğru hareket ediyoruz. Burada vereceğimiz öğle yemeği molasının ardından ilk durağımız, devlet–millet iş birliğinin simge projelerinden biri olan Recep Yazıcıoğlu Köprüsü. Köprünün hikâyesi, yalnızca bir ulaşım yapısını değil; Recep Yazıcıoğlu’nun Devlet – Halk el ele anlayışını bizlere anlatır. Devamında Ahmet Kutsi Tecer’in dizelerine ilham veren Apçağa Köyü’ne ulaşıyoruz. Köyün dingin atmosferinde fotoğraf molası veriyor, çay ve kahveler eşliğinde Kemaliye’nin zamansız ruhunu hissediyoruz. Sonrasında, Türkiye’nin en etkileyici mühendislik ve doğa birlikteliği örneklerinden biri olan Taş Yol ve Karanlık Kanyon’a geçiyoruz. Karasu Nehri’nin binlerce yılda açtığı, yer yer 800 metreyi aşan dik yamaçlar boyunca uzanan bu yol; insan emeği, sabır ve kararlılığın somut bir anıtıdır. Tamamı insan eliyle oyularak açılan Taş Yol, Doğu Anadolu’nun sessiz ama en güçlü hikâyelerinden birini anlatır. Gezimizin ardından otelimize geçiyoruz. Akşam yemeği otelde alınacaktır.
Konaklama: Kemaliye
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından rotamızı Anadolu’nun inanç ve kültür tarihinde çok özel bir yere sahip olan Onar Köyü’ne çeviriyoruz. Türkiye’nin en eski Cem evlerinden birine ev sahipliği yapan köyde, tarihî Cem Evi, Hasan Onar Türbesi ve bölgede yer alan Göktürk yazıtlarını ziyaret ediyoruz. Rehberimizin anlatımlarıyla Onar’ın Alevi-Bektaşi geleneğindeki önemini ve tarihsel arka planını daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
Onar Köyü ziyaretimizin ardından Keban Barajı istikametine hareket ediyoruz. Baraj gölü manzarasına karşı kısa bir fotoğraf molası veriyor, ardından feribotla karşı kıyıya geçerek yolculuğumuza keyifli bir ara ekliyoruz. Feribot geçişi sonrasında Pertek’e ulaşıyoruz. İlk olarak, Pertek Kalesi’ni panoramik olarak görebileceğimiz bir noktada durarak bu tarihî yapıyı fotoğraflıyoruz. Ardından, baraj suları altında kalan eski Pertek yerleşiminden günümüze taşınan Sungurbey Camii ve Çelebi Ağa Camii’ni ziyaret ediyoruz.
Pertek gezimizin ardından Tunceli’ye doğru yola çıkıyoruz. Şehir merkezine varışımızla birlikte Tunceli Müzesi gezisi yapıyor ardından akşam yemeği ve konaklama otelimize geçiyoruz.
Konaklama: Tunceli
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından, Tunceli denince ilk akla gelen doğal miraslardan biri olan Munzur Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz. Vadinin eşsiz manzaraları eşliğinde ilerleyerek Ovacık yönüne hareket ediyoruz. Yol boyunca Munzur’un hayat verdiği doğayı yakından gözlemleme ve fotoğraflama imkânı buluyoruz.
İlk durağımız, bölge halkı için büyük bir manevi öneme sahip olan Munzur Baba Ziyareti oluyor. Ardından, Munzur Dağları’nın eteklerinden çıkan berrak sularıyla ünlü Munzur Gözelerine ulaşıyoruz. Burada doğayla baş başa serbest zaman veriyor, Munzur’un dingin atmosferini hissediyor Munzur suyunun gözelendiği yerde , doğanın içinde öğle yemeği molası veriyoruz.
Ardından Elazığ’a geçiyor ve Harput’u gezmeye başlıyoruz; Harput Kalesi , eğik minaresiyle “Anadolu’nun Pisa Kulesi” olarak anılan Harput Ulu Camii’ni Kalesi, Arap Baba Türbesi ziyareti ile devam ediyor. Harput Kalesi içerisinde verilen serbest zamanın ardından Elâzığ havalimanına geçerek dönüş uçuşumuzla turumuzu tamamlıyoruz.