Süre 7 Gece 8 Gün
Osmanlı’nın zarif konaklarıyla ünlü Safranbolu’dan, Fatih’in “Çeşm-i Cihan” dediği Amasra’ya; Kastamonu’nun tarihi meydanlarından Horma Kanyonu’nun büyüleyici doğasına uzanan unutulmaz bir keşfe hazır olun. Kültür, tarih ve doğayı bir arada yaşayacağınız bu özel programda hem Karadeniz’in eşsiz manzaralarını izleyecek hem de köklü Anadolu mirasını yakından tanıyacaksınız. Konforlu konaklama, profesyonel rehberlik ve özenle planlanmış gezi rotasıyla dolu dolu bir 3 gün sizi bekliyor.
18 Eylül Cuma - 20 Eylül Pazar
Sabah saatlerinde belirlenen noktalarda misafirlerimizle buluşmamızın ardından turumuza başlıyoruz. Yolculuğumuz sırasında uygun bir tesiste kahvaltı molası veriyoruz.Ardından Zonguldak’ın el sanatlarıyla ünlü ilçesi Devrek’e varıyoruz. Yüzyıllardır süren bastonculuk geleneğiyle tanınan Devrek’te ilk durağımız Devrek Baston Müzesi oluyor. Burada usta ellerden çıkan, özenle işlenmiş kızılcık ağacı bastonlarını görüyor, bu köklü sanatın tarihi hakkında bilgi alıyoruz. Kısa bir serbest zamanın ardından Amasra’ya doğru hareket ediyoruz. Bakacak Tepesi`nden Fatih Sultan Mehmet` in "Lala, Lala Çeşmi-i Cihan dedikleri bu mu ola (Dünya`nın Gözleri) " dediği Amasra`nın manzarasını seyrederek fotoğraf molası veriyoruz.Gezimize, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan Amasra Kalesi ile devam ediyoruz. Denize uzanan surları ve etkileyici manzarası eşliğinde kısa bir yürüyüş yaparak Amasra’nın tarihi dokusunu yakından hissediyoruz.Ardından, 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Amasra’yı fethetmesiyle camiye çevrilen Fatih Camii’ni ziyaret ediyoruz. Boztepe olarak bilinen ada ile anakarayı birbirine bağlayan tarihi Kemere Köprüsü’ne geçiyoruz. Roma döneminden günümüze ulaşan bu zarif köprüde kısa bir yürüyüş yaparak hem tarihi atmosferi hissediyor hem de eşsiz manzaranın tadını çıkarıyoruz. Ceneviz armalarını yakından görüp tarihin izlerini takip ettikten sonra, Amasra’nın simgesi haline gelen ahşap el sanatlarının günümüzdeki merkezi olan Çekiciler Çarşısı’na geçiyoruz. Burada gezinti ve alışveriş için bir süre serbest zaman veriyoruz.Bartın’ın doğal ağaç tünelleriyle süslü yollarından geçip Ahmet Usta Geçidi’ni aştıktan sonra Safranbolu’ya ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından gezimize başlıyoruz. İlk durağımız tarihi Kaymakamlar Konağı; Safranbolu’nun Osmanlı döneminden günümüze uzanan zarif konak mimarisini ve şehrin tarihini yakından tanıyoruz.Ardından, şehrin en etkileyici dini yapılarından biri olan Köprülü Mehmet Paşa Camii’ni ziyaret ediyoruz. İnce taş işçiliği ve kubbe detaylarıyla büyüleyici bir atmosfer sunan cami, Safranbolu’nun mimari zenginliğini gözler önüne seriyor.Geziyi İzzet Mehmet Paşa Camii ile sürdürüyoruz. Bu tarihi cami, Osmanlı dini mimarisinin zarif örneklerinden biri olarak ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor.Tarihi keşfin ardından Yemeniciler Arastasında yürüyüş yapıyor ve geleneksel el sanatlarını inceliyoruz. Burada ünlü İmren Lokum ’un tadına bakıyor ve alışveriş yapma imkânı buluyoruz.Lokum tadımının ardından Safranbolu’nun yöresel tatlarıyla dolu öğle yemeği için mola veriyoruz. Yemeğimizin ardından Kastamonu’ya doğru yola çıkıyoruz.Kastamonu’ya vardığımızda gezimize ilk olarak merkezinin simgelerinden Nasrullah Camii ve Saat Kulesi’ni ziyaret ediyoruz. Tarihi meydan ve çevresi, şehrin kültürel dokusunu en iyi şekilde yansıtıyor.Gezimizi Kastamonu’nun kahramanlık sembollerinden biri olan Şerife Bacı Anıtı ziyareti ile tamamlıyoruz. Burada, Kurtuluş Savaşı’nda gösterilen fedakârlığı ve cesareti hatırlıyoruz.
Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından gezimize başlıyoruz. İlk durağımız doğa harikası Horma Kanyonları. Yürüyüş ve fotoğraf molalarıyla kanyonun büyüleyici doğasını keşfediyor, derin vadiler ve etkileyici kaya oluşumları arasında keyifli bir gezi yapıyoruz.
Doğal güzellikler gezimizin son durağı olarak Ilıca Şelalesi’ni ziyaret ediyoruz. Şelalenin serin sularının ve çevresindeki yeşil alanların tadını çıkarıyor, yürüyüş yapıyor ve doğa ile iç içe zaman geçiriyoruz.
Gezimizin ardından, yöresel lezzetlerin sunulduğu Pınarbaşında öğle yemeği için lokal bir restoranda mola veriyoruz. Keyifli bir yemek sonrası dönüş yolculuğuna başlıyor ve İstanbul’a ulaşıyoruz.