Mezopotamya’nın ilk uygarlıklarına ev sahipliği yapan topraklarda, binlerce yıllık tarihin izini sürüyoruz.
Diyarbakır surlarından Mardin’in taş sokaklarına, Göbeklitepe’den Nemrut Dağı’nın görkemli heykellerine uzanan bu rota; inançları, medeniyetleri ve kültürleri tek bir yolculukta buluşturuyor.
Antik kentler, kutsal mekânlar ve yaşayan geleneklerle Güneydoğu’yu derinlemesine keşfediyoruz.
Bu tur, geçmişi yalnızca görmek değil, hissetmek isteyenler için tasarlandı.
HATAY - GAZİANTEP - ADIYAMAN - ŞANLIURFA - MARDİN - DİYARBAKIR
4* & Butik Otel Konseptli Bölge Otellerinde 5 Gece Konforlu Konaklama
Ekstra Gezi Yok - Tüm Turlar Dahil ( Nemrut , Halfeti vb. )
Özenle Seçilmiş Restoranlarda Bölgenin Yöresel Lezzetlerini Tanıma İmkânı
Gezi Boyunca HeadSet Sistemi ile Rehber Anlatımlarını Detaylı Takip Ayrıcalığı
Maksimum 20 Kişilik Gruplarla Daha Konforlu ve Nitelikli Bir Gezi Deneyimi
Tur Rehberi : Mahmut Bozoğlan
TARİHLER (Başlangıç-Bitiş)
22 Eylül Salı - 27 Eylül Pazar
24 Ekim Cumartesi - 29 Ekim Perşembe
17 Kasım Salı - 22 Kasım Pazar
Detaylı bilgi ve rezervasyon için WhatsApp ve Telefon hattımız: 0212 830 0130
Sabah saatlerinde Çukurova Havalimanı’na gerçekleştireceğimiz uçuşun ardından aracımızla buluşuyor ve gezi programımıza başlıyoruz. Kısa bir yolculuk sonrasında İskenderun Körfezi’ni geçerek Amik Ovası üzerinden Hatay-Antakya şehir merkezine ulaşıyoruz. Buradaki ilk ziyaret noktamız, Hz. İsa’nın havarilerinden Petrus’un kurmuş olduğu kabul edilen St. Pierre Kilisesi olacak. Ardından dünyanın en büyük tek parça mozaiğini görmek üzere Asfuroğlu Müze Otel’e hareket ediyor ve mozaikler hakkında rehberimizden bilgi alıyoruz. Öğle saatlerinde bölgenin yöresel lezzetlerini tatmak için Uzun Çarşı’ya geçiyoruz. Çarşıda yıllardır süregelen kasap-fırın kültürünün önemli temsilcilerinden Pöç Kasabı’nda Hatay’ın meşhur mezelerini, tepsi kebabını, kâğıt kebabını ve Antakya künefesini tatma fırsatı buluyoruz. Gezimizin devamında rotamızı Çevlik sahiline çeviriyoruz. Burada Romalıların yaklaşık iki bin yıl önce limanın çamurla dolmasını engellemek amacıyla nehrin yönünü insan eliyle açılan tüneller aracılığıyla nasıl değiştirdiklerine tanıklık ediyoruz. Gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında Titus Tüneli’nin içine girme fırsatı bulacağız. Son olarak şelaleleriyle bölgenin önemli sayfiye alanlarından biri olan Harbiye’ye geçiyoruz. Gezi programımızın ardından otelimize yerleşiyor ve konaklamamızı gerçekleştiriyoruz.
Kahvaltı: Havalimanında veya uçuş öncesi serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Öğle Yemeği: Antakya Pöç Kasabı’nda yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü akşam yemeği dahildir.
Konaklama: Hatay’da 4* otel veya butik otel standartlarında yarım pansiyon konaklama
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından Gaziantep’e hareket ediyoruz. İlk ziyaret noktamız Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Burada rehberimizden antik dünyanın en güzel mozaiklerinin bize anlatmak istediği efsaneleri dinliyoruz. Gezimizin devamında ise gastronomi denilince akla gelen ve ülkemizin mutfak kültürünü en güzel yansıtan Gaziantep çarşılarında zaman geçiriyoruz. Millet Hanı, Hışvahan, Tarihi Gümrük Hanı, Bakırcılar Çarşısı, Fıstıkçılar Çarşısı, Tarihi Tahmis Kahvehanesi, bedestenler ve tarihi sokakları keşfediyoruz. Gezimizin ardından sakin şehir Halfeti’ye ulaşıyoruz. Fırat Nehri üzerinde gerçekleştirilecek tekne turu ile sular altında kalan köyleri ve tarihi yapıları görüyoruz. Tekne turunun ardından otelimize geçiyoruz. Akşam yemeği otelimizde alınacaktır.
Kahvaltı: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü kahvaltı dahildir.
Öğle Yemeği: Gaziantep Omaç Restoran, Küşlemeci Halil, İmam Çağdaş vb. restoranlarda yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü akşam yemeği dahildir.
Konaklama: Halfeti / Adıyaman bölgesinde 4* otel veya butik otel standartlarında yarım pansiyon konaklama
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından Adıyaman-Kahta’da bizi bekleyen minibüslerimizle Kommagene Millî Parkı içerisindeki gezimize başlıyoruz. Karakuş Tümülüsü ve Cendere Köprüsü ziyaretlerinin ardından, Kuzey Torosların en etkileyici zirvelerinden biri olan Nemrut Dağı’na çıkıyoruz. Doğu ve Batı teraslarında yer alan dev heykeller eşliğinde manzarayı izledikten sonra rotamızı Şanlıurfa'ya çeviriyoruz. Şanlıurfa'nın yöresel lezzetlerini tadabilmek için Çulcuoğlu Restoran'a uğruyor ve ardından Göbeklitepe'ye hareket ediyoruz.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve yaklaşık 12.000 yıl öncesine tarihlenen Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi olma özelliğiyle “Tarihin Sıfır Noktası” olarak adlandırılmaktadır. Rehberimiz eşliğinde gerçekleştireceğimiz gezide Neolitik Dönem’in inanç sistemi ve yaşam biçimi hakkında bilgi alıyoruz. Gezimizin ardından yöresel lezzetler eşliğinde bölgenin yüzlerce yıldır korunan geleneği olan Sıra Gecesi’ni izlemeye gidiyor ve eğlencenin tadını çıkarıyoruz.
Kahvaltı: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü kahvaltı dahildir.
Öğle Yemeği: Adıyaman 'da lokal bir restoran’da yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Sıra Gecesi programında alınacaktır.
Konaklama: Şanlıurfa’da 4* otel veya butik otel standartlarında oda kahvaltı konaklama
Sabah erken saatlerde Şanlıurfa şehir gezimize başlıyoruz. İlk ziyaret noktamız, üç semavi din açısından önemli kabul edilen ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığına inanılan Balıklıgöl oluyor. Program akışı ve müsaitlik durumuna bağlı olarak Kadiri zikrine katılım sağlıyor, bölgenin yaşayan tasavvuf geleneğini yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Ardından kahvaltı için Ciğerci Aziz’de, yöre kültürünün önemli lezzetlerinden biri olan ciğer molası veriyoruz. Sonrasında Mevlid-i Halil Camii, Ayn-ı Zeliha Gölü ve Gümrük Hanı çevresinde yapacağımız yürüyüşle kentin ticaret geleneğini, han kültürünü ve gündelik yaşamını rehberimiz eşliğinde keşfediyoruz. Son olarak yöresel ürün alışverişi için bölgedeki yerel bir isotçuya uğruyor, Urfa mutfağının vazgeçilmez tatları hakkında bilgi alıyoruz.
Şehir merkezi ziyaretinin ardından dünyanın en eski tarım merkezlerinden biri olan Harran Ovası’na geçiyoruz. Harran’da konik kubbeli evleri ziyaret ediyor, bölge halkının geleneksel yaşamı, kıyafetleri ve kültürü hakkında bilgi alıyor; mırra kahvemizi yudumluyoruz. Ardından konaklama için Mardin’e hareket ediyoruz.
Kahvaltı: Ciğerci Aziz Restoran’da ciğer menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Öğle Yemeği: Şanlıurfa Çulcuoğlu Restoran’da yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü akşam yemeği dahildir.
Konaklama: Mardin’de 4* otel veya butik otel standartlarında yarım pansiyon konaklama
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından Mezopotamya Ovası’na hâkim konumuyla bir açık hava müzesini andıran Mardin şehir merkezini yürüyerek keşfetmeye başlıyoruz. Rehberimiz eşliğinde yapacağımız gezide, Mardin’in dar sokaklarında ilerleyerek kentin kendine özgü taş mimarisini, avlulu konaklarını ve üstü kemerli geçitleriyle bilinen abbaralarını yakından tanıyoruz. Tarih boyunca farklı inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu özel şehirde; Kırklar Kilisesi, Ulu Camii, Eski PTT Binası ve Sanat Sokağı gibi kentin hafızasında önemli yer tutan noktaları görüyoruz. Sanat Sokağı’nda el emeği ürünleri inceleyip yerel üretim kültürü hakkında bilgi aldıktan sonra Mardin mutfağının öne çıkan lezzetlerini tadacağımız Leyli Restoran'da öğle yemeği molası veriyoruz.
Yemek sonrasında bölgenin kadim halklarından Süryani şarabının üretim geleneğine dair kısa bir tadım molası yapıyor, ardından Süryani cemaatinin en önemli dini merkezlerinden biri olan Deyrulzafaran Manastırı’nı ziyaret ediyoruz. Gün boyunca taşın, inancın, ticaretin ve kültürün iç içe geçtiği Mardin’in çok katmanlı hikâyesini rehberimizin anlatımlarıyla keşfediyoruz.
Gezimizin ardından Süryaniler tarafından daha önce kullanılan ve daha sonra boşaltılan Kıllıt (Dereiçi) Köyü'nü geziyoruz. Köyde yalnızca bir aile hayatını devam ettiriyor. Burada Süryanilerin binlerce yıldır yaptığı şaraptan tadıyor ve Süryani Protestan Kilisesi’ni görüyor; Süryani taş işçiliği ve mezarları hakkında bilgi alıyoruz. Ardından konaklama ve akşam yemeği için Midyat’a geçiyoruz.
Kahvaltı: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü kahvaltı dahildir.
Öğle Yemeği: Mardin Leyli Restoran’da yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü akşam yemeği dahildir.
Konaklama: Midyat’ta 4* otel veya butik otel standartlarında yarım pansiyon konaklama
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından eski Midyat gezisi yapıyoruz. Ara sokaklar, konaklar ve çarşıları gördükten sonra Dicle Nehri üzerinde Ilısu Barajı’nın yapımıyla sular altında kalan Hasankeyf’e geçiyoruz. Kahve molasının ardından Diyarbakır şehir merkezine geçiyoruz. Burada ilk ziyaret noktamız, Dicle Nehri üzerinden kervan geçişi için inşa edilmiş On Gözlü Köprü oluyor. Kırklar Dağı’nın eteğine kurulmuş bu köprüyü gördükten sonra Hevsel Bahçeleri manzarası eşliğinde Diyarbakır surlarına geçiyoruz. Keçi Burcu ve Mardin Kapı ziyaretlerinin ardından kentin içlerine doğru yürüyüşümüz başlıyor. Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mattar Camii’ni gördükten sonra, bölgede hâlen aktif olarak varlığını sürdüren Keldani Kilisesi ile Ermeni Kilisesi’ni ziyaret ediyor ve bilgi alıyoruz. Ziyaretimiz sonrasında reyhan ve şarap tadımı için Sülüklü Han'a geçiyoruz.
Mola sonrasında Mezopotamya coğrafyasının sözlü kültür belleği olan Dengbejlik geleneğini tanımak üzere Dengbej Evi’ne gidiyoruz. Hasan Paşa Hanı ziyaretinin ardından akşam saatlerinde Diyarbakır Havalimanı’na geçerek dönüş uçuşumuzla turumuzu tamamlıyoruz.
Kahvaltı: Otel konaklamamıza açık büfe veya set menü kahvaltı dahildir.
Öğle Yemeği: Diyarbakır’da Fırın-cı Restoran & Xale Mehame restoranda yöresel lezzetlerden oluşan menü serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Dönüş yolculuğu nedeniyle alınmayacaktır.
Konaklama: Bu gece otel konaklaması bulunmamaktadır.